2026 YILI DÜNYA MİMARLIK GÜNÜ: BARINMA, DÖNÜŞÜM VE MÜŞTEREKLER BASIN AÇIKLAMASI

2026 YILI DÜNYA MİMARLIK GÜNÜ: Barınma, Dönüşüm ve Müşterekler BASIN AÇIKLAMASI
Her yıl Dünya Mimarlık Günü kapsamında Ekim ayı boyunca mimarlığın kentlerin, yaşam çevrelerinin ve gündelik hayatın biçimlenmesinde taşıdığı toplumsal sorumluluğu yeniden hatırlıyor ve tartışıyoruz. Büyük şemsiyenin altında toplanmak, zaman zaman gündelik işler içinde konuşmayı bıraktığımız ve küresel ölçekte ortaklaşan mimarlık ve kent sorunlarına odaklanmamıza aracılık ediyor, aynı zamanda mesleki bilgi ile kamuoyu arasındaki ilişkiyi güçlendiren önemli bir buluşma zemini oluşturuyor.
2026 Yılı Dünya Mimarlık Günü için Uluslararası Mimarlar Birliği’nin (UIA) belirlediği “Housing is a Human Right. Build It. / Barınma Bir İnsan Hakkıdır. İnşa Et.” teması, giderek derinleşen küresel konut sorununu mimarlık gündemine yeniden taşıyor. Tema, güvenli ve erişilebilir konuta ulaşmanın temel bir hak olduğunu vurgularken, “inşa etme” eylemini de yeniden düşünmeye çağırıyor: Yeni yapılar üretmenin yanı sıra mevcut olanı korumak, dönüştürmek, yeniden kullanmak ve farklı barınma biçimleri geliştirmek bu tartışmanın önemli parçalarını oluşturuyor. 1930’lu yıllardan beri Mimar Zeki Sayar’ın önderliğinde, o zamanın terminolojisiyle “Mesken Meselesi” diye paylaşıp tartıştığımız uçsuz bucaksız soruna, bu yıl yeni bir çerçeveden bakıyoruz.
Konut hakkı yalnızca fiziksel bir barınağa erişim meselesi değil; ekonomik erişilebilirlikten mülkiyet ve kiracılık ilişkilerine, mekânsal adaletten güvenli yaşam çevrelerine uzanan toplumsal, politik ve mimari boyutlarıyla konut, kentin nasıl üretildiği, dönüştürüldüğü ve paylaşıldığı sorusunun merkezinde yer alıyor. Hem de bir o kadar şahsi ve biricik bir konu: içinde geçen yaşamlarımızın sahnesi…
Konut sorunu bugün yalnızca konut sayısıyla açıklanabilecek bir sorun değil. Konut ve arsa fiyatlarının yükselmesi, kiraların giderek daha fazla hanenin bütçesini zorlaması ve konutun barınma ihtiyacının yanı sıra bir yatırım aracı olarak görülmesi, eve konuta erişimi giderek güçleştiriyor. Kentsel dönüşüm ise birçok yerde mevcut yapıların iyileştirilmesinden çok yıkım ve yeniden yapım üzerinden ilerliyor. Üstelik sorun herkesi aynı biçimde etkilemiyor. Gençler bağımsız bir yaşam kurabilecekleri konuta erişmekte zorlanırken, yaşlanan nüfus erişilebilir, güvenli ve değişen ihtiyaçlarına uyum sağlayabilecek konutlara ihtiyaç duyuyor.
Tam da bu nedenle farklı modelleri tartışmaya açmak gerekiyor. Kooperatifler, ortak yaşam modelleri, müşterek mekânlar, kolektif üretim pratikleri, adaptif yeniden kullanım ve boş ya da atıl yapıların yeniden değerlendirilmesi; barınmayı yalnızca bireysel mülkiyet ve yeni konut üretimi üzerinden düşünmenin ötesine geçen olanaklar sunuyor. Bu modeller hazır ve tekil çözümler olmaktan çok, başka türlü bir konut ve kent üretiminin mümkün olup olmadığını birlikte araştırabileceğimiz alanlar açıyor.
Bu çerçevede kamusal sorumluluk ve mesleki dayanışmayı odağına alan Gelecek ve Dayanışma için Mimarlar / Mimarlıkta Mor Akademi, 2026 Dünya Mimarlık Günü kapsamında “Kimin Kenti? Kimin Evi? Barınma, Dönüşüm ve Müşterekler” başlıklı bir program düzenliyor.
Programın ilk buluşması, 8 Ekim 2026 Perşembe günü saat 19.00’da Mimarlar Derneği 1927’de gerçekleştirilecek forum olacak. Bülent Batuman moderatörlüğündeki forumda Ayrancım Derneği, Başka Bir Mimarlık İnisiyatifi, Herkes İçin Mimarlık, Mimarlıkta Rahatsız Edici Sorular, PoçolanaWorks ve Roof Coliving üç ana eksen etrafında bir araya gelecek: barınmaya erişim,konut pahalılığı ve mekânsal adalet; kentsel dönüşüm, yıkım ve yeniden inşa süreçleri; kolektif üretim, müşterekler ve alternatif barınma modelleri.
Program, forumda açılan tartışmaları üretime taşıyan dört atölye ve toplam 320 katılımcıyla devam edecek. Atölyeler “Barınma Hakkı: Atıl Yapıların Dönüştürülmesi ve Yeniden Kullanımı” temasıyla, Mimarlar Derneği 1927’de 17–18 Ekim 2026 Cumartesi ve Pazar günleri 09.00–17.00 saatleri arasında, Prof. Dr. Aydan Balamir, Doç.Dr. Emel Akın, Dr. Fulya Özmen ve Prof. Dr. Nazan Kırcı yürütücülüğünde gerçekleştirilecek. Atölyelerde boş ve atıl yapıların barınmaya kazandırılması, uyarlanabilir (adaptif) yeniden kullanım, mevcut yapı stokunun dönüştürülmesi ve müşterek mekânların korunması üzerine çalışılacak.
Gelecek ve Dayanışma için Mimarlar / Mimarlıkta Mor Akademi, 2026 Ocak ayından beri mimarlığın güncel toplumsal meselelerle ilişkisini tartışmaya açan, farklı deneyim ve bilgi alanlarını bir araya getiren, giderek gençleşen mimarlık meslek ortamında dayanışma yoluyla eşit erişim hakkını savunan ortak bir zemin oluşturmayı amaçlıyor. “Kimin Kenti? Kimin Evi?”, barınma hakkını yalnızca konut üretiminin değil, nasıl bir kentte ve nasıl birlikte yaşamak istediğimiz sorusunun da parçası olarak ele alıyor, 2026 Dünya Mimarlık Günü aracılığıyla eşit ve yaşanabilir çevreler için çalışan tüm meslektaşlarımızı kutluyoruz.